Online Randevu Bize Ulaşın Sizden Gelen Sorular Forum Sayfamız

Stresle Başetme

Hastalığınızın teşhis, tedavi, takip ya da yeniden tedavi aşamalarında olabilirsiniz. Size erken evre ya da daha ileri evre kanser hastası olduğunuz söylenmiş olabilir. Hastalığınızın aşamaları ve tedavileri ile ilgili bilgi almış olabilirsiniz. Bu haberler siz ve yakınlarınız için sevindirici ya da yorucu/üzücü olabilir. Başlangıçta bunlara inanmak ve kabul etmek genellikle zordur. Kanser hastası olmak hayatınıza endişe ve belirsizlik getirebilir, ancak seçimlerinizin ve hareketlerinizin kontrolünün hala sizin elinizde olduğunu unutmayın.
Birçok insan, hastalığını öğrendikten sonra hayatı yeni bir şekilde görmeye başladıklarını söyler. Onlar, her günün ve yaşamın önemini daha çok fark etmişlerdir.

Kanser hayatınızı değiştirebilir

Bugün hayatta milyonlarca kanser öyküsü olan insan bulunmaktadır. Onlar için, kanser yüksek tansiyon ya da şeker hastalığı gibi kronik (süregelen) bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Herkes gibi, kanser tanısı konulan insanlar tedavi son bulsa bile, yaşamlarının geri kalanı için düzenli kontroller yaptırmalıdırlar. Ama diğer kronik sağlık sorunlarının aksine, kanser hastasıysanız, tedavinizi tamamlandıktan sonra muhtemelen ilaç almanız ya da özel diyetle beslenmeniz gerekmeyecektir.
Eğer kanser tanınız varsa, her tür ağrı, acı ya da hastalığın diğer işaretlerinin farkına varabilirsiniz. Hatta küçük acılar bile sizi kaygılandırabilir, üzebilir. Bu kaygılar normal olsa da yaşama odaklanmak önemlidir. Bu hastalığa yakalanmış olan birçok kişi başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Kanser ve tedavisi ile yaşarken her günü en iyi şekilde geçirmeyi deneyin.

Anksiyete ve keder kanser hastaları ve ailelerinin yaşam kalitelerini etkileyebilir

Kanser tanısı olan hastalar anksiyete ve keder gibi çok farklı duygular yaşarlar. Anksiyete stresin yol açtığı korku, kaygı, endişe ve tedirginliktir. Keder ise duygusal, zihinsel, sosyal ya da ruhsal acıdır. Kederi olan hastalar kırılganlık hissi ve hüzünden, depresyon, anksiyete, panik ve yalnızlık hissine kadar bir dizi duygular yaşayabilirler.
Hastalar herhangi bir kanser türünün taraması sırasında, test sonuçlarını beklerken, bir kanser tanısı aldığında, kanser tedavisi görüyor olduğunda ya da kanserin tekrarlayabileceği endişesiyle anksiyete ve sıkıntı yaşayabilirler.
Anksiyete ve sıkıntı, bireyin kanser teşhisi ya da tedavisiyle baş etme becerisini etkileyebilir. Bu durum hastaların kontrollerini kaçırmalarına ya da tedaviyi ertelemelerine yol açabilir.
Anksiyete ağrıyı artırabilir, uykuyu etkileyebilir, bulantı ve kusmaya yol açabilir. Hafif anksiyete bile kanser hastalarının ve ailelerinin yaşam kalitesini etkileyebilir ve tedavi edilmesi gerekebilir.

Kanserle yaşayan hastalar sıkıntıyı farklı düzeylerde hissedebilirler

Kanserle yaşayan bazı hastaların sıkıntı düzeyi düşüktür, bazılarının ise sıkıntı düzeyleri daha yüksektir. Sıkıntı düzeyi kanserle yaşamaya uyum sağlama durumundan ağır depresyon gibi ciddi ruhsal problemlere kadar değişiklik göstermektedir. Fakat kanser hastalarının çoğu, herhangi belirli bir ruh sağlığı sorununun belirtilerine sahip değildir.

Kanser ile yaşayan bireylerde sıkıntının düzeyleri aşağıdaki şekillerde yaşanabilir:

Normal uyum: Bir bireyin kanser tanısı alma gibi stresli bir olayı yönetmek için yaşamında değişiklik yaptığı bir durumdur. Normal bir uyumda birey, duygusal sıkıntılarıyla baş etmeyi öğrenir ve kanser ile ilişkili problemlerini çözer.

Psikolojik ve sosyal sıkıntı: Birey, kanser teşhisi gibi stresli bir olayı yönetmek için, yaşamında değişiklik yapma konusunda bazı sorunlar yaşar. Yeni başa çıkma becerileri öğrenmek için bir profesyonelden yardım almanız gerekebilir.

Uyum bozukluğu: Kişinin kanser teşhisi alma gibi stresli bir olayı yönetmek için, hayatında değişiklik yapma konusunda bir sürü sorun yaşaması durumudur. Depresyon, anksiyete gibi belirtiler ya da diğer duygusal, sosyal ya da davranışsal problemler oluşur ve kişinin yaşam kalitesi kötüleşir. Bu sorunları düzelmek için ilaç tedavisi ya da profesyonel yardım gerekebilir.

Anksiyete bozukluğu: Bireyin aşırı düzeyde anksiyete yaşamasıdır. Bu durum kanser teşhisi gibi stresli bir olaydan ya da bilinmeyen bir nedenden kaynaklanabilir. Anksiyete bozukluğunun belirtileri endişe, korku ve paniğe kapılmadır. Belirtiler şiddetlendiğinde, kişinin normal bir yaşam sürdürme yeteneğini etkileyebilir. Anksiyete bozukluğunun birçok türü vardır:

  • Yaygın anksiyete bozukluğu
  • Panik bozukluk (ani panik duygusuna neden bir durumdur)
  • Alan korkusu (gerektiğinde yardım almanın zor olabileceği durumlardan ya da açık alanlarda bulunmaktan korkma)
  • Sosyal anksiyete bozukluğu (sosyal ortamlardan korkma)
  • Özgül fobi (özgül bir objeden ya da durumdan korkma)
  • Obsesif-kompulsif bozukluk (takıntı hastalığı)
  • Travma sonrası stres bozukluğu

Kanser hastalarında strese neden olabilecek faktörler:

Kanser hastalarının neredeyse yarısı birçok sıkıntı bildirir. Anksiyete ve sıkıntı riskini arttıran faktörler her zaman kanserle ilişkili değildir. Kanser hastalarında yüksek düzeyde sıkıntı için risk faktörleri aşağıdakileri içerebilir:

  • Fiziksel belirtiler ve yan etkiler (yorgunluk, bulantı veya ağrı gibi)
  • Günlük yaşamda, her zamanki alışılmış faaliyetleri yapmada sıkıntı
  • Evdeki, işteki, çevredeki sorunlar ya da sorumluluklar
  • Daha önce yaşanmış depresyon ya da diğer ruhsal sorunlar

Yüksek düzeyde sıkıntı yaşıyorsanız endişeleriniz hakkında hemşirelerinizle/doktorunuzla görüşünüz!!!

Depresyon normal üzüntüden farklıdır

Depresyon basitçe kötü hissetmek değildir. Depresyon, teşhis ve tedavi edilebilen özel belirtileri olan bir bozukluktur. Kanser hastalarının yaklaşık dörtte biri depresif olur.
Kanser tanısı alan kişiler birçok stres yaratan durumla yüzleşmektedir. Bunlar aşağıdakileri içerebilmektedir:

  • Yaşam planı değişiklikleri
  • Beden imajı ve benlik saygısı değişiklikleri
  • Yaşam değişiklikleri
  • Ekonomik değişiklikler
  • Ölüm korkusu
  • Hüzün ve keder kanser teşhisine karşı normal tepkilerdir.

Kanser hastası ayrıca aşağıdaki hislere sahip olabilir:

  • Kuşku, inanmama, çaresizlik ve inkar
  • Uyku problemi
  • İştah kaybı
  • Gelecek hakkında kaygı ve endişe

Kanser teşhisi alan her kişi aynı şekilde tepki vermez. Bazı kanser hastaları depresyon ya da anksiyete duygusunu yüksek seviyede yaşayabilirken, bazıları bu duyguları yaşamayabilir. Kanser teşhisine ve tedavisine uyum sağladığınızı gösteren işaretler; günlük yaşamda aktif kalabilme ve eş, ebeveyn ve çalışma hayatı ile ilgili görevlerini/rollerini sürdürebilmedir.

Aile üyeleri de depresyon riski altındadır

Sevdikleri insana bakım veren aile üyeleri arasında da anksiyete ve depresyon yaygındır. Çocuklar, kanser hastası olan ebeveynlerinin depresyonda olmasından etkilenirler ve duygusal ve davranışsal sorunları olabilir.
İyi bir iletişim sorunlarınızla baş etmenize yardımcı olabilir. Duyguları hakkında konuşan ve problemleri çözen aile üyelerinin depresyon ve anksiyete düzeyleri daha düşük seyredebilir.
Birbirinizle konuşmak pek çok sorunun çözümünün başlangıcıdır.

Stresle baş etme

Hayatınızda strese neden olan faktörleri azaltabilmenize rağmen, bu faktörlerin hepsini ortadan kaldırmak mümkün değildir. Ancak, stres yönetim stratejileri kendinizi daha rahatlamış ve daha az endişeli hissetmenize yardım eder. Duygusal ve sosyal destek, hastaların psikolojik stresle başa çıkmayı öğrenmesine yardımcı olabilir. Bu destek depresyon, anksiyete ve hastalık/tedavi ilişkili sorunların düzeyini azaltabilir.

Stresi azaltmak için öneriler:

  • Gevşeme, meditasyon ya da stres yönetimi eğitimi
  • Danışmanlık ya da konuşma terapisi
  • Kanser eğitim oturumları
  • Bir grup ortamda sosyal destek
  • Depresyon veya anksiyete için ilaçlar
  • Egzersiz
    • Sık sık orta şiddette/ölçülü/ılımlı egzersiz yapınız
    • 30 dakikalık yürüyüş, yüzme ya da bisiklet sürme gibi ılımlı egzersizler, haftada en azından birkaç kez yapıldığında stresi azaltır

Egzersiz programına başlamadan önce hemşireniz/doktorunuz ile konuşunuz!!!

Stresi azaltmak için yaklaşımlar:

Küçük değişiklikler yapmak yaşamınızda strese neden olan faktörleri azaltmanızda yardımcı olabilir. Stresi azaltmak için aşağıdakileri dikkate alınız:

Zamanlama ile ilgili çatışmaları önleyiniz

  • Randevularınızı ve faaliyetlerinizi takip etmek için ajanda ya da elektronik takvim kullanınız
  • Faaliyetleri planlarken, yeni bir aktiviteye başlamadan önce mevcut aktivitenizi tamamlamak için yeterli zaman ayırınız
  • Özellikle hazırlık gerektiren çok sayıda aktiviteyi, aynı gün veya aynı hafta içinde planlamayınız

Sınırlılıklarınızın farkında olunuz

  • İnsanlar sizden bazı işleri yerine getirmenizi istediğinde, hastalık ve tedaviden kaynaklanan yorgunluk nedeniyle zamanınız ya da enerjiniz yoksa onlara “hayır” demeyi öğreniniz
  • İş yerinde, iş yükünüzü arttıracak projeler için gönüllü olmayınız

Yardım isteyiniz

  • Ailenizden, arkadaşlarınızdan ve iş arkadaşlarınızdan yardım isteyiniz
  • Yardıma gereksinim duyduğunuz özel konularda (alışveriş, çocukların okuldan alınması vb.) yardım isteyiniz

Sorumluluklarınızı öncelik sırasına koyunuz

  • İş ve ev işleri gibi yapmak zorunda olduğunuz sorumlulukların listesini yapınız ve sizin için yapılması önemli olan şeyleri göz önünde bulundurarak onları önem sırasına koyunuz
  • Her şeyi yapmak için yeterli zamana sahip değilseniz, listenin en başında yer alan sorumluluklarınıza yoğunlaşınız

Sorumluluklarınızı parça parça zamana yayarak yapınız

  • İşlerinizi hepsini aynı anda bitirmek için kendinizi zorlamayınız. Örneğin, öğleden sonrayı tüm evinizi temizleyerek geçirmek yerine, her gün bir ya da iki oda temizliği yapabilirsiniz

Çabalarınızı, kontrol altına alabileceğiniz şeyler üzerinde yoğunlaştırınız

  • Değiştiremeyeceğiniz şeyler için gerilmeyiniz. Örneğin, doktorun çalışma programı ya da trafik, en iyi planlama yapılsa dahi kontrolünüz dışındadır. Rahat olabilen insanlar, stres duygularını düşük düzeyde tutarlar

Finansal ve sosyal sorunlarla ilgili yardım alınız

  • Sosyal hizmet uzmanından destek alınız

Sosyal aktivitelerinizi planlayınız

  • Aile ve arkadaşlar ile sosyalleşmek için zaman planlayınız. Aile ve destekleyici arkadaşlar ile zaman harcamak, stresi azaltmanın en önemli yollarından biridir

İyi besleniniz ve iyi uyuyunuz

  • Sağlıklı diyet alışkanlığını sürdürmek ve yeteri kadar dinlenmek, günlük stresörlerle baş etmek için size daha fazla enerji sağlayacaktır

Bir destek grubuna katılınız

  • Destek grupları, duygularınız ve korkularınız hakkında sizinle aynı deneyimleri paylaşan kişilerle konuşabilme fırsatı sunmaktadır. Ayrıca, güvenilir bir arkadaşla, danışmanla ya da hemşirenizle/doktorunuzla konuşabilirsiniz

Gün içinde kendinize zaman ayıracak şekilde programlama yapınız

  • Kitap okuma, müzik dinleme gibi sizi rahatlatan aktivitelere zaman ayırınız
  • Sevdiğiniz yemeği yiyiniz ya da en sevdiğiniz TV programlarını izleyiniz
  • Gülmek stresi azaltır (komedi filmi izlemek ya da mizah kitapları okumak iyi gelebilir)

Yeni bir hobi edininiz

  • Yeni bir aktiviteyle meşgul olmak, başarı hissi verir ve günlük endişelerden uzaklaşmanızı sağlar (Örneğin; sanatsal bir aktiviteye kayıt olma ya da bir müzik aleti çalma)